Amaç enformasyon mu, konfirmasyon mu?

Taraf, “Pop-Up” köşesi, 26 Haziran 2013

Amerika’da liberal eğilimli okumuşlar New York Times gazetesini hiç kaçırmazlar. Artık internetten okuyan sayısı çok arttığı için gazete kaç yıldır kendini bu ortama uydurmak için çaba harcıyor. Haber ve makalelerin altına açılan okuyucu yorumu olanağı oldukça popülerleşti, yazıyı okuyan yorumları da okumadan geçmiyor. Özellikle okuyucuların tavsiye ettikleri arasından ilk beşe, ona girenler, konuyu göbeğinden mıhlayan küçük kompozisyon şaheserleri olabiliyor.

Birkaç ay önce New York valisinin silah edinmeyi daha da güçleştirecek kurallar getirmesi konusunda bir haber vardı. Haberin altındaki birbirinden zekice yorumları sırıta sırıta okurken birden bu işte bir terslik olduğu duygusuna kapıldım ve ben de bir yorum yazdım. Söylediğim, temelde, bizlerin bu gazeteyi bilgi edinmekten çok (enformasyon), düşündüklerimizin onayını görmek (konfirmasyon) amacıyla okuduğumuzdu. Benzer düşüncedeki insanların oturmuş birbirinin sırtını sıvazlayarak ya da birbirine belâgat gösterisi yaparak tatmin olmalarının konunun çözümüne bir katkısı olmadığını yazdım. Bu çok ciddî sorunun iki tarafı olduğunu, karşımızda devleti düşman, vergileri haraç, polisi işgal gücü olarak gören milyonlarca kişi bulunduğunu hatırlattım. Eğer amaç soruna çözüm bulmaksa, birbirimizden çok bu kişilere kulak vermemiz gerektiğini, bizim akıl almaz saydığımız bu türden görüşleri onların aklının nasıl olup da alabildiğini anlamaya çalışmamızın zorunlu olduğunu söyledim.

Benim mesaj yayımlandıktan sonraki saatlerde Times’da görmeye hiç alışık olmadığımız türden yorumlar belirmeye başladı. Demek ki öteki taraftan birileri de bakıyormuş bu gazeteye ama diş bilemekten öte bir şey yapmıyormuş sonucuna vardım. Bu “kontra” yorumların çoğu pek öyle tartışılabilecek fikir niteliğinde değildi (“ya Obama başkanlıktan atılır, ya da biz biliriz ne yapacağımızı” gibi) ama bazılarında huzur, emniyet ve dinî değerlerin elde silah bulundurmakla ne ölçüde özdeşleştiğini görmek, dahası, bunları yazanların içtenliği, en azından benim için çok şaşırtıcı oldu. O günden beridir âdet edindim, Times’da bu türden yazılar okuduğumda “Bu konuda karşı tarafın savı, mantığı nedir acaba?” gibisinden bir yorum geçiyorum, ardından tek tük de olsa bir şeyler çıkıyor, karınca kararınca demokrasiye bir katkıda bulunmuş olduğumu düşünüyorum.

Reklamlar